Dilekçe, içindeki dileği taşır,

1. Sayfa
ne yazdıysan onu beklersin ve beklentinde seni taşır.” Duâ Dilekçesi Dua, içimdeki düğümleri açtığım kutlu kapıya yakarışımın adı. Niyetimin söze, dileğe dönüştüğü an. Hedefe doğru yöneltip gerdiğim yaydaki ok. İhtiyaçlarımın organize olmuş sözlerdeki anlamı. Ulaşmak istediğim şeye ulaştırmasını istediğim makama verdiğim sözlü dilekçe. Ve dualarımız Rabbimizle aramızdaki pırlanta bağ. Hayatımızda duanın çok önemli bir yeri vardır. Bizi etkiler ve zihnimizi mevcut bilgilerle yönlendirir. Dua dilekçesinin içindeki talebe göre oluşmuş algılar ya da, o dileği oluşturan; değer, inanç ve ihtiyaçlar, haklılığına inanan insanın beklenti yüksekliğini taşır. Oysa her an yanılma riski taşıyan temsil sistemlerimiz; silme, bozma ve genelleme ile özele indirgenmiş uyaranlar, zâten kişisel ve özel değil midir, zaten subjektif değil midir? O halde yüce Yaradanımıza ilettiğimiz dilekçenin başköşesinde, yanılmanın en aza indirilmesi talebi ve bunun farkındalığı olmalı değil mi? Biliyoruz ki, bakışlarımızı, duruşumuzu ve hatta iş tutuş biçimimizi bile etkileyen beklentilerimiz ve bunların bir an önce gerçekleşmesini istedikçe, beklentimize uygun oluşan algılarımız çevremizi sarar ve bizi kuşatır. İşte dualar, bu istek ve beklentilerin o yüce makama gönderilmiş hâlidir. Dualarımız kimi zaman elimizi kolumuzu bağlar, kimi zaman da yolumuzu açar. Bu da duayı hangi sebeple yaptığımız ve hangi soruya cevap aradığımızla ilgilidir. Mesela: “Allah’ım! Ben bu çocukla nasıl başa çıkacağım, Sen bana sabır ver.” deriz. Burada şikâyet edilen şey çocuğun fiili durumu, istediğimiz şey ise sabırdır. Bu, çocuğa etki edemeyeceğine inanıp Allah’a havale etmek ve katlanabilmek için de sabır dilemek demektir. “Bu çocuk değişmez, benim de yapabileceğim bir şey yok, bari sabrımı artır da dayanayım.” anlamına gelir. Oysa sabırla birlikte durumu iyileştirmek için neler yapabileceğimiz konusunu düşünsek, doğru soru sorarak doğru cevaba ulaşmaya çalışsak daha iyi olmaz mı? Böyle yaptığımızda dualarımız da ona göre oluşur. Bu durumun bir başka boyutu da şu: Ya, çocuğun başa çıkamadığımız davranışı aslında normal ise ve biz nasıl davranacağımızı bilemediğimiz ve sabırsız olduğumuz için bize sabredilemez gibi geliyorsa ne olacak?
Yorum (4) Yorum yaz! Arkadaşına gönder!
4 yorum yazılmıştır
Yazan:subat75 | Tarih: 2007-07-13 00:23:55Konu: S.A
Yazan:saadetimm | Tarih: 2007-07-06 10:08:35İman öyle bir çekirdek ki, bir kalbe düştüğü zaman orada filizlenir, neşv-ü nema bulur, çiçek ve yaprak açarak cennet meyveleri veren bir ağaç haline gelir.
İman ağacında binbir meyvenin çiçeği vardır. Ümit çiçeği, sevgi çiçeği, şefkat, merhamet ve rahmet çiçeği, huzur ve sürur çiçeği, cesaret ve hamaset çiçeği, ve sonuç olarak da ebedi saadet çiçeği açar. Bunların her birisi bir cennet meyvesini netice verir.
"Dünya saadetini isteyen imana sarılsın, ahiret saadetini isteyen yine imana sarılsın".
Allah imanımızı arttırsın, azaltmasın inş.
Cumanız Mubarek olsun.selam Ve Dua ile
Konu: s.a
Yazan:mustafa1yesil | Tarih: 2007-06-22 09:22:01ALLAH 'ım
bir sineği bahane eyle de
nemrudlardan kurtar beni.
bir asayı vesile eyle de
firavunlara galip eyle beni
ebabilleri gönder de
ebrehelerin fillerinden koru kalbimi
nefsimin beni isyana zorlamasına izin verme.
aklımın beni saptırmasına geçit verme.
hep itaat üzere sabit kıl beni.AMİN.
hayırlı cumalar
Konu: merhaba kardeş
Yazan:hakdinimiz.blogspot.com | Tarih: 2007-06-19 16:22:11öyle hoşuma gitti blogun içinden çıkamadım her yazı birbirinden güzel
Kur'an Kiraatı, Resulullah (s.a.v) sevgisi, ehl-i beyt muhabbetiyle yetiştirelim evlatlarımızı.
beni çok etkiledi bu söz inşallah diyelim herşey gönlünce olsun
allaha emanet ol
hayırlı cumalar
Konu: elif
KARDEŞİM yüreğine sağlık güzel bir site olmuş. Allah cc çalışmalarında yardım eylesin inşaallah