<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>Hamd İslami Site</title>
        <description>''HAMD, GÖKLERİ VE YERİ YARATAN, KARANLIKLARI VE AYDINLIKLARI VAR EDEN ALLAH(C.C) MAHSUSTUR.
(En âm 6/1)''</description>
        <link>http://hamd.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Sun, 08 Nov 2009 14:54:07 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title> Kadın üzerine söylenenler</title>
            <link>http://hamd.blogcu.com/kadin-uzerine-soylenenler_19799541.html</link>
            <guid>http://hamd.blogcu.com/kadin-uzerine-soylenenler_19799541.html</guid> 
            <description>&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Bir evin temeli &amp;ccedil;&amp;uuml;r&amp;uuml;k ise, yine bir m&amp;uuml;ddet dayanır. Fakat i&amp;ccedil;indeki kadın fen&amp;acirc; ise hemen yıkılır. Hz. Ali (r.a)&lt;br /&gt; &lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;Bir kadın i&amp;ccedil;in g&amp;uuml;zelliksiz gen&amp;ccedil;lik veya gen&amp;ccedil;liksiz g&amp;uuml;zellik işe yaramaz.&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt; &lt;/strong&gt;La Rochefoucauld&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Bir kadından gelen derdi gene bir kadın iyileştirebilir. Alphonse Daudet&lt;br /&gt;  &lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;Bir kadının g&amp;uuml;zelliği, ancak sevmeye başladığı zaman meydana &amp;ccedil;ıkar. La Bruyere&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt; &lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Bir kadının terbiyesi; evl&amp;acirc;dının terbiyesinden, dir&amp;acirc;yeti de evl&amp;acirc;dının kif&amp;acirc;yetinden anlaşılır. Ahmet R&amp;uuml;fai (k.s)&lt;br /&gt; &lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;Bir uygarlığın seviyesini &amp;ouml;l&amp;ccedil;mek isterseniz, derhal kadının hayat şartlarına bakın. Stuart Mill&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt; &lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;Dediklerine bakı.. ( &lt;a href=&quot;http://hamd.blogcu.com/kadin-uzerine-soylenenler_19799541.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 09 Jul 2008 13:18:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Sitemiz...</title>
            <link>http://hamd.blogcu.com/sitemiz_13139861.html</link>
            <guid>http://hamd.blogcu.com/sitemiz_13139861.html</guid> 
            <description>&lt;b&gt;&amp;lt;!--290f565490d71069d96fcebf25ca612e--&amp;gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://hamd.blogcu.com/sitemiz_13139861.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 10 Apr 2008 17:10:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>TAKVA</title>
            <link>http://hamd.blogcu.com/takva_4859839.html</link>
            <guid>http://hamd.blogcu.com/takva_4859839.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;Kur&amp;#8217;ân ve İslâm&amp;#8217;dan kopanlar dizisinin beş numarasındayız. Kur&amp;#8217;ân&amp;#8217;dan ve İslâm&amp;#8217;dan kopan, Allah&amp;#8217;a ulaşmayı dilemek, mü&amp;#8217;min olmak, hidayet, Sıratı Mustakîm kavramlarından sonra 5. konuyu inşaallah sizlere sunuyoruz: Takva sahibi olmak.&lt;BR&gt;Takva kelimesi; sakınmak, çekinmek, korkmak anlamına geliyor. Özellikle korkmak anlamı esas alınmıştır. Kur&amp;#8217;ân-ı Kerim açıklaması yapanlar, meal verenler, Kur&amp;#8217;ân&amp;#8217;daki 7 tane kademeye ait olan takvayı hiçbir şekilde bilmiyorlar. Ondan haberleri yok. Bu sebeple takva kelimesini nerede görürlerse, &amp;#8220;Allah&amp;#8217;tan korkmak&amp;#8221; olarak değerlendirmişlerdir. Tabiî olarak böyle bir ifade, o âyetlerde çok fena bir şekilde sırıtıyor. Oysaki takva, 7 kademede 7 ayrı hüviyet gösterir.&lt;BR&gt;Biliyorsunuz İslâm merdiveni 28 basamaklıdır. Yani Allah&amp;#8217;ın kâinattaki yegâne dîni, 28 basamak gösterir. 1. basamakta olaylar yaşanır. 2. basamakta, olaylar değerlendirilir ve kişi bu olaylara karşı tavrını ortaya koyar. Allahû Tealâ her sene, insanları bir-iki defa imtihana çeker. Musibetlerle imtihan eder ve insanlar bu musibetlere karşı davranışlarını ortaya koyarlar. &lt;BR&gt;Allahû Tealâ&amp;#8217;nın bu dizaynı içerisinde Kur&amp;#8217;ân-ı Kerim&amp;#8217;de 7 tane takvası vardır. Kim Allah&amp;#8217;a ulaşmayı dilemezse o kişi takva sahibi değildir. &lt;BR&gt;Öyleyse 1. takvaya baktığımız zaman, Allah&amp;#8217;a ulaşmayı dileyenlerin 1. takvanın sahibi olduğunu görüyoruz. Kim dilemezse, o takva sahibi değildir. Allahû Tealâ şöyle buyuruyor: &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;30/RUM-31: Munîbîne ileyhi vettekûhu ve ekîmûs salâte ve lâ tekûnû minel muşrikîn(muşrikîne). &lt;BR&gt;O&amp;#8217;na (Allah&amp;#8217;a) yönelin (Allah&amp;#8217;a ulaşmayı dileyin) ve takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin (namaz kılın). Ve (böylece) müşriklerden olmayın.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Allahû Tealâ buyuruyor ki: &amp;#8220;O&amp;#8217;na, Allah&amp;#8217;a yönel. Allah&amp;#8217;a ulaşmayı dile ve Allah&amp;#8217;a karşı takva sahibi ol.&amp;#8221;&lt;BR&gt;İnsanlar &amp;#8220;Mü&amp;#8217;min olan, .. ( &lt;a href=&quot;http://hamd.blogcu.com/takva_4859839.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 23 Dec 2007 14:36:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title></title>
            <link>http://hamd.blogcu.com/4312253.html</link>
            <guid>http://hamd.blogcu.com/4312253.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;sayın ziyaretcilerimiz acılan sitemize sizleri bekleriz&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;www.takvaonline.com&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://hamd.blogcu.com/4312253.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 04 Oct 2007 14:32:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Din Nasihatla Kaimdir</title>
            <link>http://hamd.blogcu.com/din-nasihatla-kaimdir_3305219.html</link>
            <guid>http://hamd.blogcu.com/din-nasihatla-kaimdir_3305219.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;IMG src=&quot;http://www.yenidunyadergisi.com/UPLOAD/site_resim/aralar.gif&quot; border=0&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=right&gt;1. Sayfa&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;IMG hspace=3 src=&quot;http://www.yenidunyadergisi.com/UPLOAD/metin_resim/2007/01/b_resim/FES.jpg&quot; align=right vspace=3 border=0&gt; &lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;Hâlık-ı Zülcelal ve Tekaddes Hazretleri bir kısa âyet-i celîle-i cemîlede şöyle buyuruyor: &amp;#8220;Habibim Ahmed, Resûlum ya Muhammed! Va&amp;#8217;z u nasihat et, şüphesiz öğüt mü&amp;#8217;min olanlara fayda verir.&amp;#8221; (Zariyat, 51/55). Mü&amp;#8217;min olmayanlara vaaz menfaat vermez dikenlerini büyütür. Amma rahmet yağdı mı ikilenmiş üçlenmiş bir tarlaya attığın buğday tohumu gibi, onlara hayat verdiği gibi zamanın münafıklarının da dikenlerini büyütür onların da hacılara hocalara karşı itirazları çoğalır, ama mü&amp;#8217;min olanlara menfaat verir&amp;#8230;&lt;BR&gt;Bu âyet-i celîle-i cemîleden hareketle Efendimiz (sav) de üç defa &amp;#8220;Din nasihattır, din nasihattır, din nasihattır.&amp;#8221; buyuruyor. Ne demek? Din nasihatla kuvvetleşir, insan ibret alır da ıslah olur. Vaaz u nasihat dinlerken, büyük bir zatın sohbetini dinlerken ibretengiz neler söyleniyor, onları duyar ve ibret alır.&lt;BR&gt;Büyüklerimizden Zünnûn-i Mısrî, Allah (c.c) şefaatine nail etsin, anlatıyor: &amp;#8220;Malik bin Dînar, birkaç aylık yola denizin üstünden döşemeden gider gibi gitmiş. Geçtikten sonra bakmış ki sekiz dokuz yaşında bir çocuk, toprak savuruyor. Toprak savururken de hüngür hüngür ağlıyor, bazen de gülüyor, hem gülüyor hem ağlıyor. Şu çocuğa selam versem mi, vermesem mi diyor. Oraya vardığında: &lt;BR&gt;- Esselamu aleyküm yavrum, deyince, çocuk; &lt;BR&gt;- Ve aleykümselam ya Malik ibni Dînar, diyor. &lt;BR&gt;- Oğlum ben buraya yeni geldim. Beni kimse görmedi, ismim de belli değil, nerden biliyorsun sen.&amp;#8221; &lt;BR&gt;- Seni âlem-i ervahtan biliyorum ben! diye cevap .. ( &lt;a href=&quot;http://hamd.blogcu.com/din-nasihatla-kaimdir_3305219.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 17 Jun 2007 12:46:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Dilekçe, içindeki dileği taşır,</title>
            <link>http://hamd.blogcu.com/dilekce-icindeki-dilegi-tasir_3305213.html</link>
            <guid>http://hamd.blogcu.com/dilekce-icindeki-dilegi-tasir_3305213.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;IMG src=&quot;http://www.yenidunyadergisi.com/UPLOAD/site_resim/aralar.gif&quot; border=0&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=right&gt;1. Sayfa&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;IMG hspace=3 src=&quot;http://www.yenidunyadergisi.com/UPLOAD/metin_resim/2006/06/b_resim/2006_06_295.jpg&quot; align=right vspace=3 border=0&gt; &lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;ne yazdıysan onu beklersin ve beklentinde seni taşır.&amp;#8221; Duâ Dilekçesi Dua, içimdeki düğümleri açtığım kutlu kapıya yakarışımın adı. Niyetimin söze, dileğe dönüştüğü an. Hedefe doğru yöneltip gerdiğim yaydaki ok. İhtiyaçlarımın organize olmuş sözlerdeki anlamı. Ulaşmak istediğim şeye ulaştırmasını istediğim makama verdiğim sözlü dilekçe. Ve dualarımız Rabbimizle aramızdaki pırlanta bağ. Hayatımızda duanın çok önemli bir yeri vardır. Bizi etkiler ve zihnimizi mevcut bilgilerle yönlendirir. Dua dilekçesinin içindeki talebe göre oluşmuş algılar ya da, o dileği oluşturan; değer, inanç ve ihtiyaçlar, haklılığına inanan insanın beklenti yüksekliğini taşır. Oysa her an yanılma riski taşıyan temsil sistemlerimiz; silme, bozma ve genelleme ile özele indirgenmiş uyaranlar, zâten kişisel ve özel değil midir, zaten subjektif değil midir? O halde yüce Yaradanımıza ilettiğimiz dilekçenin başköşesinde, yanılmanın en aza indirilmesi talebi ve bunun farkındalığı olmalı değil mi? Biliyoruz ki, bakışlarımızı, duruşumuzu ve hatta iş tutuş biçimimizi bile etkileyen beklentilerimiz ve bunların bir an önce gerçekleşmesini istedikçe, beklentimize uygun oluşan algılarımız çevremizi sarar ve bizi kuşatır. İşte dualar, bu istek ve beklentilerin o yüce makama gönderilmiş hâlidir. Dualarımız kimi zaman elimizi kolumuzu bağlar, kimi zaman da yolumuzu açar. Bu da duayı hangi sebeple yaptığımız ve hangi soruya cevap aradığımızla ilgilidir. Mesela: &amp;#8220;Allah&amp;#8217;ım! Ben bu çocukla nasıl başa çıkacağım, Sen bana sabır ver.&amp;#82.. ( &lt;a href=&quot;http://hamd.blogcu.com/dilekce-icindeki-dilegi-tasir_3305213.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 17 Jun 2007 12:45:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title></title>
            <link>http://hamd.blogcu.com/3282229.html</link>
            <guid>http://hamd.blogcu.com/3282229.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;
&lt;TABLE id=table8 height=83 cellSpacing=0 cellPadding=0 width=&quot;100%&quot; border=0&gt;

&lt;TR&gt;
&lt;TD bgColor=#800000 height=83&gt;
ALEMDAR CUMA MESAJI&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;/TABLE&gt;
&lt;TABLE cellSpacing=0 cellPadding=4 width=&quot;100%&quot; border=0&gt;

&lt;TR&gt;
&lt;TD class=bod vAlign=top width=32&gt;&lt;IMG height=193 src=&quot;http://www.firaset.net/kandil.gif&quot; width=213 border=0&gt;&lt;/TD&gt;
&lt;TD class=bod&gt;&lt;B&gt;ALEMDAR CUMA MESAJI&lt;/B&gt; &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Söyle sözün doğrusunu. &lt;BR&gt;Sevmez Allah (c.c) eğirisini. &lt;BR&gt;Et emanete riayet. &lt;BR&gt;Olmaz müminde hiyanet. &lt;BR&gt;Harama bakarsa gözler. &lt;BR&gt;Terler ateşte o yüzler. &lt;BR&gt;Verme mahlukata eza.&lt;BR&gt;Görme kıyamette ceza. &lt;BR&gt;Bu hususta veren eman. &lt;BR&gt;Girer Cennete buyurdu.&lt;BR&gt;Sahihimiz Resul-i Zişan &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Hayırlı Cumalar &lt;BR&gt;ALEMDAR&lt;BR&gt;25 Mayıs 2007 &lt;BR&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;/TABLE&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://hamd.blogcu.com/3282229.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 15 Jun 2007 08:18:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Ruh Kirlenmesi</title>
            <link>http://hamd.blogcu.com/ruh-kirlenmesi_3240477.html</link>
            <guid>http://hamd.blogcu.com/ruh-kirlenmesi_3240477.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;BR&gt;
&lt;TABLE id=table1 height=128 cellSpacing=0 cellPadding=0 width=&quot;90%&quot; border=0&gt;

&lt;TR&gt;
&lt;TD vAlign=top align=justify colSpan=6&gt;
&lt;P&gt;&lt;BR&gt;&lt;IMG src=&quot;http://www.yenidunyadergisi.com/UPLOAD/site_resim/aralar.gif&quot; border=0&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=right&gt;1. Sayfa&lt;/P&gt;&lt;IMG hspace=3 src=&quot;http://www.yenidunyadergisi.com/UPLOAD/metin_resim/2007/06/b_resim/rasimozden.jpg&quot; align=right vspace=3 border=0&gt; 
&lt;P align=justify&gt;Başlıkta kullandığım deyim Ersin Gürdoğan'a ait. Çevre konularına Türkiye'de dikkat çeken ilk birkaç kişiden biri olan Ersin Gürdoğan fizik çev¬remizin kirlenmesi kadar, hatta ondan çok insanın kirlenmesinden ürkmemiz gerektiğini belirtiyor. Çünkü diyor, çevrenin kirlenmesinden de sorum¬lu olan insanın bizzat kendisidir: &quot;Yeryüzü bir baş¬tan ötekine kirlenirken, gözden kaçırılan sorumlu, endüstriden önce insandır. Tüm kirlenmeler önce-likle insandan kaynaklanmaktadır. İnsanı kirleten de ideolojilerdir. Endüstri artıkları çevreyi, ideolojiler ise ruhu kirletirler.&quot; (Ersin Gürdoğan, Teknolojinin Öte¬si, İz. Y. İst. 1991, s. 50).&lt;BR&gt;Yeryüzünde ruh kirlenmesine duçar olmuş insan¬ların yoğunlukla yaşadığı bölgelerse, gezegenimi¬zin batı kesimine düşüyor. Batı medeniyetinin ön-gördüğü yaşama tarzı, bu bölgelerde yaşayan in¬sanlara, belki bizzat kendilerinin farkına varamadık¬ları, fakat toplumsal bir fenomen halinde farkına va¬rılan ve yaşanan klinik bir vaka olarak kendini gös¬teriyor. &lt;BR&gt;Batı dünyasında yaşayan insanların dünyanın başka bölgelerine yansıyan bir yüzleri varsa, bir de dışarıya yansımayan, fakat kendi içlerinde kalan ve kendilerini için için kemiren bir başka yüzleri var. Batı insanının dünyanın başka yerlerine yansıyan &quot;başarılarını&quot; ilim ve teknik kelimeleriyle özetleye-biliriz. Bu iki kelime aynı zamanda bu insanlara gıp¬ta edilmesine d.. ( &lt;a href=&quot;http://hamd.blogcu.com/ruh-kirlenmesi_3240477.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 11 Jun 2007 08:12:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Nakşı Medh Nakkaşa Gider</title>
            <link>http://hamd.blogcu.com/naksi-medh-nakkasa-gider_3151093.html</link>
            <guid>http://hamd.blogcu.com/naksi-medh-nakkasa-gider_3151093.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;IMG src=&quot;http://www.yenidunyadergisi.com/UPLOAD/site_resim/aralar.gif&quot; border=0&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=right&gt;1. Sayfa&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;IMG hspace=3 src=&quot;http://www.yenidunyadergisi.com/UPLOAD/metin_resim/2007/06/b_resim/kalemdar.jpg&quot; align=right vspace=3 border=0&gt; &lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;Üstazımız Âdâb Risalesi&amp;#8217;nin baş taraflarında verilen ders üzere yüz binlerce evliya yetiştirdi. Bu reçeteye iyi dikkat etmek lâzım. Üstazımızı hep anarım. Konuştuğumuz sözler hep onların. Duyduklarımı tekrar ediyorum. Elma, üzüm, incir, armut bütün meyveler gıdasını nereden alıyor; güneşten, yağmurdan, türaptan. Onlardan geliyor. Misallerle gidelim. Sabırla koruk, helva olur. Bu ata kelâmı. Bu dersler sabrede ede koruk olur. Ağzına atsan da çiğnesen dişlerin, dillerin uyuşur lakin günün birinde ellerini yapıştıracak kadar şirelenir. Kaynattın mı pekmez olur. Pişirdiğim helva olur. Kalpte itiraz olmasın yeter. Niyyet-i hâlise ile dinleyen okuyan kardeşlerimiz olduğundan bizde de konuşmak arzusu hâsıl oluyor. &amp;#8220;Dinleyen söyleyenden ârif gerek&amp;#8221; derler ya bu yine dinleyenin faziletinden&amp;#8230;&lt;BR&gt;Efendim elma, üzüm, armut vb. güneşten gıda alıyor da aldığını bilmiyor. İhvanı bâ-safâ da tarikattan feyiz alıyor büyüyor da kendi bilmiyor&amp;#8230; Bu , bizim için de geçerli.. Büyüten de Allâh, halkeden de (c.c.). &amp;#8220;Nakşı medh nakkâşa gider&amp;#8221;. Nisbetimiz sultanımızadır. Kim vasfını kabûl ederse, Gavsı azam da ona himmet eder. Şu halının nakşını vasfettiniz mi o medih bunu dokuyana gider. Bizi bir dokuyan kutbu cihan var, Allah var, celle celaluh. &lt;BR&gt;İçinizde alim, fazıl, veli insanlar var. Bu fakirin sözünü iyi dinleyin. Eğer kişi, üzüm gibi vesair meyve gibi güneşten feyizden gıda aldıysa iki şeyden belli olur. &lt;BR&gt;1. Allah&amp;#8217;tan (c.c.) çok korkar içi. Yani havfullah. &amp;#8220;Re&amp;#8217;sü&amp;#8217;l hikmeti .. ( &lt;a href=&quot;http://hamd.blogcu.com/naksi-medh-nakkasa-gider_3151093.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 02 Jun 2007 21:17:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Gönenli Mehmed Efendi(k.s.)</title>
            <link>http://hamd.blogcu.com/gonenli-mehmed-efendi-k-s_3151073.html</link>
            <guid>http://hamd.blogcu.com/gonenli-mehmed-efendi-k-s_3151073.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;IMG src=&quot;http://www.yenidunyadergisi.com/UPLOAD/site_resim/aralar.gif&quot; border=0&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=right&gt;1. Sayfa&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;IMG hspace=3 src=&quot;http://www.yenidunyadergisi.com/UPLOAD/metin_resim/2007/06/b_resim/dursungurlek.jpg&quot; align=right vspace=3 border=0&gt; &lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;Sultanahmet Camii&amp;#8217;nin eski baş imamlarından Gönenli Mehmet Efendi, devrimizin maneviyat sahiplerinden büyük bir zattı. Anadolu&amp;#8217;dan İstanbul&amp;#8217;a okumak için gelen her gariban ondan hem maddi hem manevi destek görmüştü. Kendisi müstağni bir hayat yaşamasına rağmen, talebelerinin ihtiyaçlarını gidermek, yedirmek, içirmek, giydirmek için elinden gelen gayreti gösterirdi. Muhtelif camilerde yaptığı dersten sonra etrafını çeviren muhtaç talebelere para, yiyecek ve giyecek dağıtır, tertipli ve düzenli hareket ederdi. Hoca Efendi&amp;#8217;nin sağ cebi, talebe-i uluma verilecek olan paranın geçici bir kasası gibiydi. Bu kasanın geliri hiç azalmamış, bilakis çoğalmıştı. Gönenli Mehmet Efendi veren el olmanın manevi hazını doya doya, duya duya yaşamıştı.&lt;BR&gt;Bu muhterem zat, muhtaç talebelere sadece talebeliklerinde yardım etmekle kalmaz, mesleklerini kazandıktan sonra da, &amp;#8220;Paraya ihtiyacınız var mı?&amp;#8221; diye sormaktan geri kalmazdı. Kendisi için asla bir şey istemeyen bu mübarek insan, fakir öğrenciler için, her türlü fedakârlığa katlanırdı. Zengin Müslümanlar, Hoca Efendiyi karşılarında gördükleri zaman derhal kasalarını ve keselerini açarlardı. Çünkü onlar Gönenli&amp;#8217;nin bu paraları kuru kuruşuna muhtaçlara dağıtacağına, en küçük bir suiistimalde bulunmayacağına kesin olarak inanıyorlardı.&lt;BR&gt;Gönenli Hoca, İslam&amp;#8217;ı anlatırken genellikle müjdeleyici, bir üslup kullanırdı. Camiye gelenleri tebrik ederdi &amp;#8220;Maşallah, ne iyi ettiniz de camiye geldiniz. Sizler ne kadar mübarek insanlarsınız!&amp;#8221; derdi. Vaaz kürsüleri, minberler ve mihraplar onun müjde.. ( &lt;a href=&quot;http://hamd.blogcu.com/gonenli-mehmed-efendi-k-s_3151073.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 02 Jun 2007 21:15:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Bana tarihini anlat sana kim oluduğunu söyleyim.</title>
            <link>http://hamd.blogcu.com/bana-tarihini-anlat-sana-kim-oludugunu-soyleyim_3151060.html</link>
            <guid>http://hamd.blogcu.com/bana-tarihini-anlat-sana-kim-oludugunu-soyleyim_3151060.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;IMG src=&quot;http://www.yenidunyadergisi.com/UPLOAD/site_resim/aralar.gif&quot; border=0&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=right&gt;1. Sayfa&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;IMG hspace=3 src=&quot;http://www.yenidunyadergisi.com/UPLOAD/metin_resim/2007/06/b_resim/marmagan.jpg&quot; align=right vspace=3 border=0&gt; &lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;İnsanların ortak veya millî geçmişleri hakkında ne düşündükleri, onların bugün hakkındaki düşüncelerinden ayrılamaz. İnsanların tarih hakkındaki fikirleri, siyasetlerini belirler. 1 Tarih yüzümüzü geçmişe değil, geleceğe döndürür. Kendimize nasıl baktığımızın açıklamasıdır tarihe bakış tarzımız. Tarihte kendini ezilip büzülmüş, bir türlü özne olamamış bir halk gibi anlatmaya bayılanlar, bugün kimden hangi yüzle özne olmayı talep edebilirler ki? &lt;BR&gt;Geçtiğimiz 28 Haziran 2005 akşamı, yorgunluğun ipimi çekmek üzere olduğu bir haletle girebildim evime. Yemek, şu bu derken, kumandayla yerli yabancı kanallar arasındaki mahut kovalamacam başladı. Maksat biraz zihnimi dağıtmak. Bir ara BBCWorld kanalına takıldı gözlerim. Karanlık bir limanda zar zor görünen eski kılıklı yelkenli gemiler ara sıra birbirlerine çatapat ateş ederek geçiyorlardı ekrandan. Önce bir film oynuyor zannettim ama bu bir haber kanalı; film oynatmaz. Öyleyse?&lt;BR&gt;Ekrandaki altyazıyı okuyunca ayılıyorum: &amp;#8220;Trafalgar Savaşı&amp;#8217;nın 200. Yıldönümü dolayısıyla savaş yeniden canlandırılıyor.&amp;#8221; Canlı yayında gemiler birbirine zamanın toplarıyla ateş ededursun, kameralar sahilde biriken mahşerî kalabalığa çevrilince dudaklarım uçukluyor. Tamı tamına 250 bin insan toplanmış Atlantik Okyanusu&amp;#8217;na bakan Trafalgar limanında ve modern Avrupa&amp;#8217;nın perdesini açan savaşlardan birisinin temsilini bir maçı izler gibi heyecan ve coşkuyla izliyorlarmış spikere göre. Napolyon Bonapart&amp;#8217;ın heyulasını İngiliz emperyalizminin ensesinden kaldırıp atan bu bira.. ( &lt;a href=&quot;http://hamd.blogcu.com/bana-tarihini-anlat-sana-kim-oludugunu-soyleyim_3151060.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 02 Jun 2007 21:12:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>CAR HİRE</title>
            <link>http://hamd.blogcu.com/car-hire_2945087.html</link>
            <guid>http://hamd.blogcu.com/car-hire_2945087.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;
&lt;TABLE cellSpacing=0 cellPadding=0&gt;

&lt;TR&gt;
&lt;TD&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;1 - Find and Compare Car Hire &lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Find and compare great deals on car hire at Travelsupermarket.com. Some of the leading companies at worldwide destinations. &lt;BR&gt;&lt;A href=&quot;http://www.travelsupermarket.com/&quot; target=_blank&gt;http://www.travelsupermarket.com&lt;/A&gt; &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;2 - Get Cheaper Car Hire &lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;24 hour support and price guarantee. Award winning car hire provider. &lt;BR&gt;&lt;A href=&quot;http://www.auto-europe.co.uk/&quot; target=_blank&gt;http://www.auto-europe.co.uk &lt;/A&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;3 - Car Hire at Holiday Autos&lt;/STRONG&gt; &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Award-winning car hire at great prices. Book online now. &lt;BR&gt;&lt;A href=&quot;http://www.holidayautos.co.uk/&quot; target=_blank&gt;http://www.holidayautos.co.uk &lt;/A&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;4 - Expedia - find your perfect car deal &lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;No hidden charges. Expedia special rates include insurance, taxes and surcharges. &lt;BR&gt;&lt;A href=&quot;http://www.expedia.co.uk/&quot; target=_blank&gt;http://www.expedia.co.uk &lt;/A&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;BR&gt;5 - Discount Car Hire Worldwide &lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Great deals on car hire from car hire 3000 with no cancellation or amendment fees and worldwide freephone support. Pay less, get more. &lt;BR&gt;&lt;A href=&quot;http://www.carhire3000.com/&quot; target=_blank&gt;http://www.carhire3000.com &lt;/A&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;6 - Cheap Car Hire at ebookers &lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Low-cost rental vehicles at an airport near you. Book online and get huge amounts of discount. Get your instant car hire quote and view our offers today. Get wide range of cars worldwide. &lt;BR&gt;&lt;A href=&quot;http://www.ebookers.com/&quot;&gt;http://www.ebookers.com &lt;/A&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;7 - Car Hire from £8 Per Day&lt;/STRONG&gt; &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Save up to 60% on all-inclusive car hire from major rental companies. More than 5000 locations worldwide. It's your holiday... ( &lt;a href=&quot;http://hamd.blogcu.com/car-hire_2945087.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 14 May 2001 20:47:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Sûfi Geleneğin Kavşakları İman-İslam-İhsan</title>
            <link>http://hamd.blogcu.com/s-fi-gelenegin-kavsaklari-iman-islam-ihsan_2928592.html</link>
            <guid>http://hamd.blogcu.com/s-fi-gelenegin-kavsaklari-iman-islam-ihsan_2928592.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;IMG src=&quot;http://www.yenidunyadergisi.com/UPLOAD/site_resim/aralar.gif&quot; border=0&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=right&gt;&lt;IMG hspace=3 src=&quot;http://www.yenidunyadergisi.com/UPLOAD/metin_resim/2007/05/b_resim/suludag.jpg&quot; align=right vspace=3 border=0&gt; &lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;Cebrail Hadisi diye bilinen; &amp;#8220;îman&amp;#8221;, &amp;#8220;İslâm&amp;#8221; ve &amp;#8220;ihsân&amp;#8221;dan bahseden hadiste tasavvufun İslâm&amp;#8217;daki yerini göstermek açısından yorumlanmıştır. Bu hadiste Cebrail bir bedevî sûretine girip Hz. Peygamberin huzuruna geldiği; &amp;#8220;îman&amp;#8221;ın, &amp;#8220;İslâm&amp;#8221;ın, ve &amp;#8220;ihsân&amp;#8221;ın ne olduğunu sorduğu, gerekli cevabı aldıktan sonra da gaiblere karıştığı, sırra kadem bastığı anlatılmaktadır. Bu hadiste Allah&amp;#8217;a, peygamberlere, meleklere, kitaplara ve ahirete îman konuları; namaz, oruç, zekat ve hac gibi İslâm&amp;#8217;ın şartları olan hususlar anlatılmakta, &amp;#8220;İhsân ise; &amp;#8220;Allah&amp;#8217;a, O&amp;#8217;nu görüyormuşsun gibi ibâdet etmektir&amp;#8221; şeklinde tanımlanmaktadır. Bu hadiste geçen Cebrail&amp;#8217;in bir bedevi şekline girmesi, sahabenin O&amp;#8217;nu görmeleri ve sözlerini işitmeleri, sonra Cebrail&amp;#8217;in sırra kadem basması tamamıyla tasavvufî, sırrî ve manevî hususlardır.&lt;BR&gt;Serrâc bu hadisi şöyle yorumluyor: Ona göre Kur&amp;#8217;an&amp;#8217;daki ilim sahiplerinden (ulu&amp;#8217;l- ilm, Âli İmran, 3/18) maksat peygamberlerin varisleri olan ulemâdır. Bunlar da üç zümredir: Hadis âlimleri, fakihler, sûfîler. Cibril hadisindeki &amp;#8220;İslâm&amp;#8221;, &amp;#8220;İman&amp;#8221;, ve &amp;#8220;İhsân&amp;#8221; zâhir, bâtın ve hakikate tekabül eder. İslam zâhir, iman bâtın ve ihsân hakîkattir. &amp;#8220;İhsân, sanki Allah&amp;#8217;ı görüyormuşsun gibi O&amp;#8217;na ibadet etmendir, sen O&amp;#8217;nu görmüyorsan da O seni görmektedir&amp;#8221;, ifadesi &amp;#8220;İhsan&amp;#8221;ın zâhirin de, bâtının d.. ( &lt;a href=&quot;http://hamd.blogcu.com/s-fi-gelenegin-kavsaklari-iman-islam-ihsan_2928592.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 13 May 2007 11:51:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Ayasofya, Ezan ve Yahya Kemal </title>
            <link>http://hamd.blogcu.com/ayasofya-ezan-ve-yahya-kemal_2928542.html</link>
            <guid>http://hamd.blogcu.com/ayasofya-ezan-ve-yahya-kemal_2928542.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;IMG src=&quot;http://www.yenidunyadergisi.com/UPLOAD/site_resim/aralar.gif&quot; border=0&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=right&gt;1. Sayfa&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;IMG hspace=3 src=&quot;http://www.yenidunyadergisi.com/UPLOAD/metin_resim/2006/08/b_resim/2006_08_347.jpg&quot; align=right vspace=3 border=0&gt; &lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;Eski bir kitapta okumuştum: Hayatında cami nedir bilmeyen bir adam, gittiği bir köyde ilk defa minare görüyor. Aval aval bakmaya başlıyor. Biraz sonra müezzin yukarı çıkıp, şerefeyi dolaşarak ezan okuyor. Tabii ki, ezanı bitirdikten sonra minarenin küçük kapısından içeri giriyor. Büyük bir şaşkınlıkla manzarayı seyreden ahmak, yanındaki arkadaşına, &amp;#8220;Gördün mü ağaç adamı nasıl yuttu?&amp;#8221; diye soruyor. Bir kısım medyanın, &amp;#8220;Ayasofya&amp;#8217;nın minaresinde ezan sesleri.&amp;#8221; diye manşet atmasını ben şahsen minareyi ağaç zanneden adamın cehaletiyle eş değer buluyorum. Bunlar bilmiyorlar mı ki, Ayasofya&amp;#8217;nın minarelerinde ezan, yaklaşık beş yüz yıldan beri okunuyor. Mâbedin müzeye çevrilmesiyle birlikte ara verilen ezana, 1991 yılının mart ayında tekrar başlanıyor ve şerefeler, ezanla bir kere daha şerefleniyor. Bu gerçeği bilmeyen bazı gazeteciler, sanki ilk defa uygulamaya konuluyormuş gibi, &amp;#8220;Ayasofya müzesi yavaş yavaş ibadete açılıyor. Bir minareden ezan okunuyor.&amp;#8221; diyerek zihinleri bulandırmaya çalışıyorlar. Minare zaten ezan okumak içindir, şarkı türkü söylemek için değildir. Büyük Türk hükümdarı Fatih Sultan Mehmed&amp;#8217;in Bizans&amp;#8217;ın başkenti Kostantıniyye&amp;#8217;yi, İstanbul&amp;#8217;a dönüştürmesiyle birlikte, şehirde İslâm bollaşıyor. Bu arada Ayasofya da ihtida ediyor. O da Müslüman oluyor. Minareleriyle tezyin edilen bu, kadim kilise de, &amp;#8220;Selâtin Camileri&amp;#8221; arasına katılıyor. İlk ahşap minareyi, Fatih bizzat kendisi yaptırıyor. İkinci Mehmed&amp;#8217;den sonra oğlu İkinci B.. ( &lt;a href=&quot;http://hamd.blogcu.com/ayasofya-ezan-ve-yahya-kemal_2928542.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 13 May 2007 11:44:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Asıl Özür, Gönüldedir </title>
            <link>http://hamd.blogcu.com/asil-ozur-gonuldedir_2928499.html</link>
            <guid>http://hamd.blogcu.com/asil-ozur-gonuldedir_2928499.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;IMG src=&quot;http://www.yenidunyadergisi.com/UPLOAD/site_resim/aralar.gif&quot; border=0&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=right&gt;1. Sayfa&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;IMG hspace=3 src=&quot;http://www.yenidunyadergisi.com/UPLOAD/metin_resim/2006/07/b_resim/2006_07_321.jpg&quot; align=right vspace=3 border=0&gt; &lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;İnsanın hem yücelerin yücesine çıkış yolu, hem de aşağıların aşağısına iniş yolu açıktır. Yani Peygamberlere komşu olacak makama kadar yükselebilir, melekleri bile geçebilir&amp;#8230; Aynı insan, hayvanlardan daha da değersizleşebilir, hatta şeytanlaşabilir. Gaflet perdesiyle kapalı olan gözü, dünyadan başka şey görmez. Hep madde, hep para, pul, servet, makam, mevki, zevk, keyif ve eğlence peşinde helal haram dinlemeden Şeytan&amp;#8217;ın askeri olur&amp;#8230; Ancak Rabbi&amp;#8217;ni bilen, O&amp;#8217;nun kulu olduğunu unutmayan, Peygamber çizgisinden sapmayan, yaratılış amacının dışına çıkmayan yüksek ruhlular da, melekleri dâhi imrendiren mânevî derecelere ulaşabilirler. Melekler ise, yaratılış çizgisini sürdürürler. Ne aşağıya düşerler, ne de makamlarını yüceltebilirler. Hangi kulluk çizgisinde yaratıldılarsa, o çizgide devam ederler. Çünkü ne daha fazla ibadet edebilirler, ne de günah işleyip kayba uğrarlar. Bu sebeple meleklerin makamı sabittir, değişmez. Sadi-i Şirazi&amp;#8217;ye şeytanlaşmış bir insanla, Şeytan&amp;#8217;ın mukayesesini sormuşlar. Şu cevabı vermiş: Ey bana insan ve Şeytan&amp;#8217;dan hangisinin daha hayırsız olduğunu soran! Bilmez misin ki, Şeytan, Kur&amp;#8217;an okumaktan kaçar, insanoğlu ise, Mushaf&amp;#8217;ı çalar götürür!&amp;#8221; &amp;#8220;Yaratılmışların en üstünü olan insan&amp;#8221;, kötü bir seçimle, aşağıların aşağısına yuvarlanabilir&amp;#8230; En şerefli olmak vasfını, öyle bir şerefsizlikle değiştirir ki, canavarlar bile ondan iğrenirler&amp;#8230; Böylesine yaratılış istikametinden çıkmış olan bir insan, Şeytan&amp;#8217;ı çok sevi.. ( &lt;a href=&quot;http://hamd.blogcu.com/asil-ozur-gonuldedir_2928499.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 13 May 2007 11:40:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Hayatın Anlamı Nedir</title>
            <link>http://hamd.blogcu.com/hayatin-anlami-nedir_2928473.html</link>
            <guid>http://hamd.blogcu.com/hayatin-anlami-nedir_2928473.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;
&lt;TABLE width=&quot;90%&quot; border=0&gt;

&lt;TR&gt;
&lt;TD align=middle&gt;
&lt;P align=center&gt;

&lt;TABLE id=table1 height=128 cellSpacing=0 cellPadding=0 width=&quot;90%&quot; border=0&gt;

&lt;TR&gt;
&lt;TD vAlign=top align=justify colSpan=6&gt;
&lt;P align=center&gt;&lt;B&gt;2007 - Mayıs&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;
&lt;P&gt;&lt;IMG src=&quot;http://www.yenidunyadergisi.com/UPLOAD/site_resim/aralar.gif&quot; border=0&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=right&gt;1. Sayfa&lt;/P&gt;&lt;IMG hspace=3 src=&quot;http://www.yenidunyadergisi.com/UPLOAD/metin_resim/2007/05/b_resim/rasimozden.jpg&quot; align=right vspace=3 border=0&gt; 
&lt;P align=justify&gt;Peyami Safa&amp;#8217;nın 9. Hariciye Koğuşu romanının kahramanı, bacağından ameliyat olmayı beklerken, ameliyatı sırasında en çok &amp;#8220;korkmaktan korktuğunu&amp;#8221; söylüyordu. İstiyordu ki, ameliyata, korkusuzca, cesurca tahammül etsin ve operasyon öylece sonuçlansın. Ama böyle düşünmek, bir bakıma, can taşımıyor olmayı tazammun etmiyor mu? İnsanın, canının acımayacağını düşünmesi, ancak canının varbulunmamasıyla kaim olabilir. Canlı gövde acı duyar. Canlı gövde, en pörsümüş halinde bile acı duymaya istidatlıdır. Acı duyma istidadının ortadan kalkmış olması demek, o gövdenin ölü hale gelmiş olmasıyla eşanlam taşır. Gövde ne denli canlıysa, bu demektir ki, ne denli genç ve körpeyse, onun acı duyma istidadı da o oranda yüksek olur. Böylece, acı ile canlılık; canlı olmayla da gençlik arasında bağlılaşım bulunduğunu söylemiş oluyoruz. &lt;BR&gt;Hâce Yusuf-i Hemedanî, &amp;#8220;canlı, avunup teselli olan kişidir&amp;#8221; diyor. Ve ekliyor: &amp;#8220;Hayat da avunmak teselli olmaktır.&amp;#8221; Ancak canlıların (mahlûkatın) teselli ve huzur bulma yerleri farklıdır. Müşarünileyhin aktardığı bir hadisi şerife göre, Peygamber (a.s.): &amp;#8220;Falan kişi falan .. ( &lt;a href=&quot;http://hamd.blogcu.com/hayatin-anlami-nedir_2928473.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 13 May 2007 11:37:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Kıblesini yitiren gençlik</title>
            <link>http://hamd.blogcu.com/kiblesini-yitiren-genclik_2928445.html</link>
            <guid>http://hamd.blogcu.com/kiblesini-yitiren-genclik_2928445.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Gençlik, insanın bir daha asla elde edemeyeceği bir hazinedir. Gençler ise toplumun temelinin ve istikbalinin yegane koruyucularıdır. Davanın ve imanın şuurunda olup idealleri için fedakarlık yapabilenlerdir. Tabii biz olması gerekeni söylüyoruz. Fakat Türkiyede yaşananlar ve gençliğin içine düştüğü hal, çizdiğimiz tabloya bir hayli uzak görünüyor. İnsan hayatında bir daha elde edemeyeceği bir fırsatı göz göre göre ziyan eder mi? Derseniz, mevcut gençliği inceleyip cevabı alabilirisiniz. İstanbulu 21 yaşında feth eden Fatih de bir gençti, fakat bugün kendisinin dünyaya gelmesine vesile olan anne ve babasını hunharca öldürebilenler de genç. Peki aradaki bu uçurumun sebebi ne? Nasıl oldu da gençliğe örnek Fatihin arkasından gözünü kırpmadan can veren binlerce genç, Çanakkale´de 15 yaşında şehit olan yüzlerce vatan evladının o şuuru bir anda yok oldu, yada yok edildi? Tanzimatla başlayan Avrupalılık sevdasının, bugün bu vatana çok pahalıya patladığı artık gözler önünde. &quot;Ey genç! Hayatın akışında Hz. Muhammed (s.a.v) den kopma. Onun ahlakına ve hünerine imren&quot; diyen Mevlanayı hangi genç dinliyor acaba? İçki, kumar, fuhuş, uyuşturucu, cinayet girdabında öğütülen gençler kimleri örnek alıyor? Genç denildiğinde akla gelen atiklik, çeviklik ve erdem şimdilerde uyuşturucu partilerinin, zehirli dumanları altında can çekişiyor&amp;#8230;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;Ashab-ı Kefhten Ashab-ı Keyfe&lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;Şu durumda Türkiyede yaşanan gençlik buhranından herkesin şikayetçi olduğu aşikar. Gençleri daha küçüklükten itibaren kafalarına göre yetiştirenler şimdilerde kendi eserlerinden şikayetçi oluyorlar. İnsanın içinde hayır yapma kabiliyeti ile şerre yönelme meyli beraber bulunmaktadır. İnsan hangisine daha çok itimat ederse o tarafı baskın kuvveti teşkil eder. Hayırdan bihaber yetişen nesil şerre meyledeceğinden, bu durumun ortaya çıkması çokta anormal bir sonuç değildir aslında. Maneviyatlı bir evlat.. ( &lt;a href=&quot;http://hamd.blogcu.com/kiblesini-yitiren-genclik_2928445.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 13 May 2007 11:30:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>BANNER DESTEK</title>
            <link>http://hamd.blogcu.com/banner-destek_2928098.html</link>
            <guid>http://hamd.blogcu.com/banner-destek_2928098.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;IMG src=&quot;http://www.ekiwi-services.de/banner_static/out/1179042932_21/out.jpg&quot;&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;  &amp;lt;a href=&quot;http://hamd.blogcu.com&quot;&amp;gt;&amp;lt;img src=&quot;http://hamd.blogcu.com/img129/1412/55637512nn2.jpg&quot; border=&quot;0&quot; alt=&quot;Image Hosted by ImageShack.us&quot; /&amp;gt;&amp;lt;/a&amp;gt; &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;IMG src=&quot;http://www.ekiwi-services.de/banner_static/out/1179043030_35/out.jpg&quot;&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;lt;a href=&quot;http://imageshack.us&quot;&amp;gt;&amp;lt;img src=&quot;http://img129.imageshack.us/img129/2379/90611495bm0.jpg&quot; border=&quot;0&quot; alt=&quot;Image Hosted by ImageShack.us&quot; /&amp;gt;&amp;lt;/a&amp;gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;IMG src=&quot;http://www.ekiwi-services.de/banner_static/out/1179042836_32/out.jpg&quot;&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;BR&gt;&amp;lt;a href=&quot;http://imageshack.us&quot;&amp;gt;&amp;lt;img src=&quot;http://img518.imageshack.us/img518/7378/outje9.jpg&quot; border=&quot;0&quot; alt=&quot;Image Hosted by ImageShack.us&quot; /&amp;gt;&amp;lt;/a&amp;gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;A href=&quot;http://imageshack.us/&quot;&gt;</description>
            <pubDate>Mon, 13 May 2002 10:54:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>bahk</title>
            <link>http://hamd.blogcu.com/bahk_2927937.html</link>
            <guid>http://hamd.blogcu.com/bahk_2927937.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;
&lt;TABLE cellSpacing=0 cellPadding=0&gt;

&lt;TR&gt;
&lt;TD&gt;
&lt;H2&gt;Akbank net kârını açıkladı&lt;/H2&gt;
&lt;P&gt;
&lt;TABLE id=table534 height=148 cellSpacing=0 cellPadding=0 width=454 border=0&gt;

&lt;TR&gt;
&lt;TD vAlign=top width=&quot;49%&quot;&gt;
&lt;B&gt;Akbank, 2007 yılı ilk çeyreğinde 563 milyon YTL brüt kar elde etti. Bankanın net karı ise 448 milyon YTL oldu..&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;/TD&gt;
&lt;TD&gt;
&lt;P align=center&gt;&lt;IMG height=170 src=&quot;http://www.livehaber.com/haberresim/akbank.jpg&quot; width=245 border=0&gt;&lt;/P&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;/TABLE&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;
&lt;TABLE id=table536 width=&quot;100%&quot; border=0&gt;

&lt;TR&gt;
&lt;TD&gt;&lt;B&gt;Akbank net kârını açıkladı&lt;/B&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD&gt;Akbank, 2007 yılı ilk çeyreğinde 563 milyon YTL brüt kar elde etti. Brüt karı üzerinden 115 milyon YTL vergi karşılığı ayıran Akbank&amp;#8217;ın net karı 448 milyon YTL oldu. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Akbank Genel Müdürü Zafer Kurtul, konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, Akbank&amp;#8217;ın toplam kredilerinin geçen yıl sonuna göre yüzde 7.8 oranında artışla 30.3 milyar YTL&amp;#8217;den 32.7 milyar YTL&amp;#8217;e ulaştığını söyledi. Akbank'ın kredilerdeki pazar payının ise yüzde 13.0&amp;#8217;den yüzde 13.4&amp;#8217;e yükseldiğini ifade eden Kurtul, &quot;Tüm bu gelişmelere karşın problemli krediler rasyomuz yüzde 2.0 gibi düşük bir oranla sektör seviyesinin altında seyretmektedir&quot; dedi&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;/TABLE&gt;&lt;/P&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;
&lt;TR&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://hamd.blogcu.com/bahk_2927937.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 13 May 2000 10:36:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>İslamın Temelini Teşkil Eden Beş Hadis-i Şerif Ömer Arif</title>
            <link>http://hamd.blogcu.com/islamin-temelini-teskil-eden-bes-hadis-i-serif-omer-arif_2776411.html</link>
            <guid>http://hamd.blogcu.com/islamin-temelini-teskil-eden-bes-hadis-i-serif-omer-arif_2776411.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;IMG src=&quot;http://www.yenidunyadergisi.com/UPLOAD/site_resim/aralar.gif&quot; border=0&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=right&gt;1. Sayfa&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;IMG hspace=3 src=&quot;http://www.yenidunyadergisi.com/UPLOAD/metin_resim/2007/05/b_resim/omerarif.jpg&quot; align=right vspace=3 border=0&gt; &lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;Kuran-ı Kerimden sonra İslamın ikinci temel kaynağı olan Peygamber Efendimizin Hadisi Şerifleri her biri birer hikmet pınarı, hakikat ve marifet denizidir. Hakikati arayanlara hidayet levhaları, maşuka varan yolda aşk membaıdır. Fitne dalgalarından kurtaran Nuh&amp;#8217;un gemisi, zahiri ve Batıni düşmanlarından koruyucu Allah&amp;#8217;ın (cc) askeridir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Ebu Dâvud (rh) şöyle demiştir: &quot;Hz. Peygamber (sav) den beşyüz bin hadis yazdım. Bunlardan hükümler konusunda dörtbin sekizyüz hadis seçtim. Zühd ve takvâya dair hadislere gelince; Bir kimseye bunlardan dini için aşağıdaki dört tanesi yeter:&lt;BR&gt;1) Ameller niyetlere göredir.&lt;BR&gt;2) Helâl ve haram açıklanmıştır. &lt;BR&gt;3) Kişinin kendini ilgilendirmeyen şeyleri bırakması müslümanlığının güzelliğindendir. &lt;BR&gt;4) Sizden biriniz, kendisi için sevip arzu ettiği şeyi mümin kardeşi için de istemedikçe gerçek mümin olamaz hadisleridir&quot; &lt;BR&gt;Bu dörde ilaveten &quot;Kim bizim dinimizde olmayan bir şeyle amel ederse [bidat işlerse] o reddolunmuştur&quot; hadisi şerifini de önemine binaen beşinci hadis-i şerif olarak kaydetmiş olduk . &lt;BR&gt;Her birisi inci misali kıymete haiz olan Efendimizin (sav) hadisi şeriflerinden İslam ulemasının pek çoğunun Medarul İslam diye haber verdiği (yani İslamın temelini teşkil eden hadisler arasında ekseriyetle zikrettiği) Beş hadisi şerif :&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Birinci Hadis-i Şerif:&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Hz. Ömer (r.a) rivayetiyle Peygamber Efendimiz şöyle buyurdular:&lt;BR&gt;«Ameller (in değeri) ancak niyetlere göredir. Herkese ancak ni¬yet ettiği (nin karşılığı) vardır. Artık kimin hicreti, Allah.. ( &lt;a href=&quot;http://hamd.blogcu.com/islamin-temelini-teskil-eden-bes-hadis-i-serif-omer-arif_2776411.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 30 Apr 2007 19:37:00 +0300</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://hamd.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>